
BM raporu: Yapay zekâ 2030’a kadar milyarlarca insanın kullandığı pak su ve elektriğe muadil kaynak tüketecek
BM'in yeni raporuna göre yapay zeka veri merkezlerinin elektrik tüketimi 2030 yılına kadar 945 teravatsaate ulaşacak. Bu miktar, 650 milyondan fazla insanın yaşadığı Pakistan, Bangladeş ve Nijerya'nın toplam yıllık elektrik tüketiminin 3 katına denk geliyor. Yapay zeka merkezleri ayrıca 1,3 milyar insanın tükettiği kadar temiz su da tüketecek.
Paylaş

Birleşmiş Milletler Üniversitesi Su, Çevre ve Sağlık Enstitüsü’nün (UNU-INWEH) 3 Haziran’da yayımladığı yeni rapor, yapay zekâ teknolojilerinin çevre üzerindeki etkilerinin sanılandan çok daha büyük olduğunu ortaya koydu.
BM raporuna göre, 2030 yılına kadar yapay zekânın su tüketimi 1,3 milyar insanın su tüketime eşdeğer ve enerji tüketimi ise 650 milyon kişinin kullandığının üç katına ulaşacak.
“Yapay Zekânın Enerji Kullanımının Çevresel Maliyeti: Karbon, Su ve Arazi Ayak İzleri” başlıklı rapora göre, yapay zekâyı destekleyen veri merkezlerinin küresel elektrik tüketimi 2030 yılında 945 teravatsaate ulaşacak. Bu miktar, Pakistan, Bangladeş ve Nijerya’nın toplam yıllık elektrik tüketiminin yaklaşık üç katına karşılık geliyor.
Araştırmacılar, yapay zekânın çevresel etkilerinin yalnızca karbon emisyonlarıyla değerlendirilmesinin yetersiz olduğunu vurguluyor. Raporda, elektrik tüketiminin yanı sıra su kullanımı ve arazi ihtiyacının da dikkate alınması gerektiği belirtiliyor.
1,3 milyar insanın su ihtiyacına eşdeğer tüketim
Büyük veri merkezleri, sunucuları soğutmak için günde 5 milyon galona kadar su tüketebilir. Rapora göre, veri merkezlerinin su kullanımı 2030 yılına kadar 9,3 trilyon litreye ulaşacak. Bu miktar, Sahra Altı Afrika’da yaşayan yaklaşık 1,3 milyar insanın yıllık temel evsel su ihtiyacına eşdeğer.
Aynı dönemde veri merkezlerinin arazi ayak izinin ise 14 bin 500 kilometrekareyi aşacağı öngörülüyor. Bu alan, yaklaşık 32 milyon kişinin yaşadığı Jakarta metropol alanının iki katı büyüklüğünde.
UNU-INWEH Direktörü Prof. Dr. Kaveh Madani, raporun yapay zekâya karşı olmadığını belirterek, “Bu çalışma yapay zekânın sorumlu biçimde kullanılması ve sürdürülebilir hale getirilmesi için bir çağrıdır” dedi.
Görsel ve video üretimi enerji tüketimini katlıyor
Araştırmaya göre farklı yapay zekâ görevlerinin enerji ihtiyacı arasında büyük farklar bulunuyor.
Standart bir sohbet sorgusu, basit bir metin sınıflandırma işleminden yaklaşık 200 kat daha fazla enerji kullanıyor. Yapay zekâ ile oluşturulan tek bir görsel ise bu temel işlemin yaklaşık bin 450 katı enerji gerektiriyor.
Kısa bir yapay zekâ videosunun enerji tüketimi ise 200 bin spam sınıflandırma işleminin tüketimine eşdeğer olabiliyor.
Raporda, tipik bir yapay zekâ görseli oluşturmak için gereken enerjinin 10 wattlık bir LED ampulü yaklaşık 17 dakika çalıştırabilecek düzeyde olduğu belirtiliyor. Karmaşık bir video üretiminde ise aynı ampulü yaklaşık 42 saat boyunca çalıştırılabiliyor.
Verimlilik artışı sorunu çözmeyebilir
Rapor, “Jevons Paradoksu” olarak bilinen geri tepme etkisine de dikkat çekiyor.
Araştırmacılara göre yapay zekâ sistemleri daha verimli ve ucuz hale geldikçe kullanım miktarı hızla artıyor. Bu nedenle enerji verimliliğindeki kazanımlar, artan talep nedeniyle büyük ölçüde ortadan kalkabiliyor.
Yerel kaynaklar üzerindeki baskı artıyor
Raporda veri merkezlerinin bulunduğu bölgelerde ortaya çıkan çevresel baskılara da yer verildi.
İrlanda’da veri merkezlerinin 2023 yılında ülkenin toplam ölçülen elektrik tüketiminin yüzde 21’ini kullandığı ve bu oranın tüm şehir hanelerinin tüketimini geçtiği belirtildi.
Meksika’nın Querétaro kentinde veri merkezlerinin kuraklık dönemlerinde su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığı, Uruguay’da ise yeni veri merkezi projelerinin 2023 kuraklığı sırasında yaşanan su sıkıntılarıyla aynı döneme denk geldiği kaydedildi.
Elektronik atık miktarı 2,5 milyon tona çıkabilir
Araştırmacılar, yapay zekâ altyapısının 2030 yılına kadar yılda 2,5 milyon tona kadar elektronik atık üretebileceğini öngörüyor.
Rapora göre yapay zekâ sistemlerinde kullanılan kritik minerallerin önemli bölümü çevresel denetimlerin daha zayıf olduğu bölgelerde çıkarılıyor. Ayrıca yapay zekâ altyapısının ekonomik ve stratejik faydaları belirli ülkelerde yoğunlaşırken, çevresel yüklerin daha geniş bir coğrafyaya yayıldığına dikkat çekiliyor.









