Enter your email address below and subscribe to our newsletter

Güçlü özellikleri: Tütün, COVİD-19’la mücadelede nasıl kullanılıyor?

Futuris, İspanya'daki bilim adamlarının kişiye özel aşılar ve antikorlar oluşturmaya yardımcı olmak için tütün ve moleküler tarımı nasıl kullandığını inceliyor.

Paylaş

Tütün koronavirüsle mücadelede yardımcı olabilir mi? Dünyanın her yerindeki araştırmacılar COVID19 için bir aşı geliştirmek için yarışırken Futuris, İspanya’daki bilim adamlarının kişiye özel aşılar ve antikorlar oluşturmaya yardımcı olmak için moleküler tarımı nasıl kullandığını inceliyor.

Valensiya’daki Bitki Moleküler ve Hücresel Biyoloji Enstitüsü’nde üst düzey bilim adamlarından oluşan bir ekip, doğanın gücünden yararlanmaya çalışıyor.

Avrupa tarafından finanse edilen Newcotiana projesinde yer alan araştırmacılar, tütün bitkisinin yakın akrabası olan Nicotiana Benthamiana’nın genomunu yetiştirmek ve dizilemek için en son teknikleri kullanarak, hastalıklarla savaşmak için özel yapım moleküller üretebildiklerini söylüyorlar.

“Bugün kullandığımız birçok ilaç bitkilerden elde ediliyor, ancak biyoteknoloji sayesinde artık bitkilerden, bitkilerin doğal olarak ürettiklerinden farklı başka maddeler de üretebiliyoruz. Bunu, onların genomlarına genetik materyal katarak yapıyoruz. Bu, antikorlar, aşılar ve diğer ürünler gibi ilaçların üretilmesini sağlayan bilgileri içeriyor.”

Diego Orzáez
Newcotiana Proje Koordinatörü

Avustralya’nın yerlisi olan Nicotiana Benthamiana bitkisi, Ebola gibi virüslere karşı aşı ve antikorların üretilmesine yardımcı olmak için kullanıldı.

Yapraklarına başka DNA enjekte edilerek genleri çok büyük miktarlarda spesifik farmasötik ürünler oluşturacak şekilde değiştirilebilir.

IBMCP’de biyoteknoloji araştırması yapan Marta Vázquez, “Bitkilere kendilerini geliştirmeleri, belirli genleri değiştirmeleri için talimatlar veriyoruz. Örneğin, çiçek açmayan bitkilere sahip olmakla ilgileniyoruz. Daha fazla biyokütle üreten bitkiler yetiştirmek istiyoruz çünkü bunlar bitkinin yapmasını istediğimiz türden şeyler” diyor.

Bitkinin hücrelerini ve özsuyundan yararlanan tekniğin, sonunda bir Kovid-19 aşısı üretmenin önünü açabileceğine dair umutlar yüksek. Uzmanlar, yaklaşımın birçok avantajı olduğunu söylüyor. İhtiyaç duyulan proteini büyük miktarlarda üretebilir, diğer yöntemlere göre daha düşük maliyetlidir ve güvenlidir.

John Innes Merkezi’nden virolog George Lomonossoff şöyle diyor: “Bitkiler, neden olan virüsün kendisi üzerinde çalışmak zorunda kalmadan viral proteinleri veya nükleik asitleri ifade etmenin başka bir yolu olduğundan araştırmacılar için çok faydalıdır. Ve bulaşıcı virüsle uğraşmadan virüs benzeri parçacıklar gibi şeyler yapmak için sentetik biyoloji tekniklerini kullanabiliriz.”

Modifiye edilmiş bitki, insan hücresinde bulunanlara benzer proteinler üretebilir. Araştırmacılar, giderek artan sayıda şirketin bu tekniği benimsediğini söylüyor.

İtalya Ulusal Yeni Teknolojiler Ajansı (ENEA) Araştırma Direktörü Giovanni Giuliano, “Dünyada SARS COVID-2 aşılarını geliştirmeye çalışan yaklaşık yüz grup var. Bu gruplardan ve özel şirketlerden bazıları, genomunu sıraladığımız bu bitkiyi kullanıyor. Genomu kullanılabilir hale getirmek… bu firmaların bu üretimi optimize etmesine yardımcı olacak” diye ısrar ediyor.

AB tarafından finanse edilen projedeki bilim insanları, bitkinin genomunun kamuya açık hale getirilmesinin, hem mevcut hem de gelecekteki salgınlarla mücadele edecek yeni ürün arayışını hızlandıracağını umuyor.

Drone ve hasat resimleri Biofaction’ın izniyle.

Kaynak: euronews